Ana SayfaEğitim‘Zorunlu forma’ çağrısı

‘Zorunlu forma’ çağrısı

Türk Eğitim Sen’in raporuna göre öğretmenlerin yüzde 80’i fırsat eşitliğinin başarıyı etkilediğini belirtiyor; yüzde 51’i öğrencilerin harçlığının eşit olmadığını söylerken yüzde 70’i okul forması geri gelsin istiyor.

Hande Atılgan- Eğitim dünyasının gözü kulağı, 1-3 Aralık 2021’de gerçekleştirilen Eğitim Şurası’nın da ana gündemi olan eğitimde fırsat eşitliği kapsamında atılan adımlarda. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Şura’da belirlenen adımları birer birer atarken, Türkiye Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetleri Kolu Kamu Çalışanları Sendikası (Türk Eğitim-Sen) da eğitimde fırsat eşitliğinde gelinen noktayı eğitimcilere sordu. Yüzde 60’ı, 20 yıldan fazla kıdemi olan 11 bin 342 öğretmenin katıldığı araştırmanın sonuçları dün Sendika Başkanı Talip Geylan tarafından açıklandı. Buna göre öğretmenlerin yüzde 80’i fırsat eşitliğinin akademik başarıyı etkilediğini savunuyor. Fırsat eşitliği için ortaklaşılan 13 önerinin ilk sırasında yüzde 43,80’lik oranla “dershanelere ihtiyaç kalmaması” yer alırken, “öğrencilerin yeteneklerini üst noktaya getirebilecekleri ortamın hazırlanması”, “altyapının standartlaştırılması”, “öğretmen istihdamının artması”, “okul sayısının artması” gibi öneriler de dikkat çekiyor. Araştırma bulgularında öne çıkanlar özetle şöyle:

Yüzde 40’ı katılamıyor

* Öğretmenlerin yüzde 40’ı fırsat eşitliği için eğitim içeriklerinin çocukların ihtiyaç ve ilgilerine göre düzenlenmesi gerektiği, yüzde 38’i ise toplumun eğitime bakışını iyileştirecek bir seferberliğe ihtiyaç olduğu görüşünde.

*Katılımcıların yarısı ailelerin gelir seviyesinin orta düzeyde, yüzde 45,60’ı ise düşük seviyede olduğunu; yüzde 60’ı ailelerin eğitime ayırdığı bütçenin gelir düzeyindeki artışla birlikte arttığını; yüzde 23’ü ise gelir seviyesi artsa bile eğitime önem verilmediğini kaydetti.

* Yüzde 51’i öğrencilerin harçlıklarının benzer tutarda olmadığını söylerken, yüzde 40’ı okulun etkinliklerine tüm öğrencilerin katılamadığına dikkat çekti. Yüzde 70’i okul forması zorunluluğunun geri gelmesini savundu.

‘Zorunlu forma’ çağrısı

Neler yapılabilir?

Talip Geylan, bu konuda önerilerini şöyle sıraladı: “Bölgesel farkların ortaya çıkarılması için durum tespiti yapılmalı. Eğitim fakültelerinin bulunduğu tüm il ve ilçelerde başarı düzeyi düşük 3 okul belirlenerek proje okulu ilan edilmeli. Bu okulların başarı seviyelerinin neden düşük olduğu araştırılmalı ve sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik çözüm planları hazırlanmalı. Bölgelerin eğitim haritaları çıkarılmalı, 1-3-5-10 yıllık sistematikleştirilmiş eğitim kalkınma planları oluşturulmalı. Okullar fiziksel olarak eş değer olmalı. Eğitimin ihmal edildiği bölgeler için ailelere bilinçlendirme politikaları uygulanmalı. Zorunlu hizmet bölgeleri itibarıyla öğretmenlere teşvik ödeneği ya da bölge tazminatı verilmeli.”

Okul bütçeleri ailelerden

Katılımcıların yüzde 70’i kurum giderlerinin okul aile birliğinden, yüzde 40’ı ise il milli eğitim müdürlüklerinden gelen kaynaklarla karşılandığını belirtirken, okulların yüzde 10’unun faaliyetini borçlanarak yürütmesi dikkat çekti. Suistimal edilen örnekler olsa da okul aile birliklerinin katkısına değinen Geylan, Bakanlığa “İlk kez bütçeleri tüm okullara (3,1 milyar TL) doğrudan transfer edildi. Köklü çözüm yolu ise öğrenci başına 100 TL olmak üzere okullara bütçe ayrılmasıdır. Okulların tüm ihtiyacı için düzenli şekilde, yıl boyunca aktarılması talebini yineliyoruz” çağrısında bulundu.

Gözler Meclis’te

Öğretmenlerin kendi fırsat eşitliklerine bakışı da parlak değil. Yüzde 63’üne göre kariyer basamakları fırsat eşitsizliğine neden oluyor. Meclis’in açılacağı 1 Ekim itibarıyla kanun değişikliği çağrısı yapan Geylan, Öğretmenlik Meslek Kanunu çerçevesinde 19 Kasım’da düzenlenecek sınav öncesi, sınav, mülakat gibi konularda kanunda değişiklik beklentisi olduğunu, bunun için teklif önerileri hazırladıklarını kaydetti.

İLGİLİ HABERLER

POPÜLER GÜNDEM