Ana SayfaBeslenme ve SağlıkUzmanı uyardı: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için katkısız gıdalar tüketilmeli

Uzmanı uyardı: Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için katkısız gıdalar tüketilmeli

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için dikkat edilmesi gereken durumların olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Çakar, “Tüketilen gıdalar doğal ortamlarında gelişmiş bitki ve hayvanlardan elde edilmeli, katkısız ve koruyucusuz olmalı, üzerlerinde tarım ilacı gibi kalıntılar olmamalıdır” dedi.

Sağlığın bedenen, ruhen ve sosyal olarak tam iyilik hali olarak tanımlandığını işaret eden İç Hastalıklar Uzmanı Dr. Mustafa Çakar, “Bedenen iyi değilseniz, ruhen iyi hissetmiyorsanız, sosyal olarak insanlarla iletişiminizi devam ettiremiyorsanız sağlığınıza daha fazla eğilmeniz gerekiyor demektir” diye konuştu. Uzm. Dr. Çakar, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için uyarılarda bulundu.

PANDEMİ SAĞLIĞIN DEĞERİNİ İNSANLIĞA GÖSTERDİ

Sağlığı korumanın esas olması gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Çakar, “Hastalanmadan, ilaca ihtiyaç duymadan önce sağlıklı kalmak kuraldır. Kovid-19 pandemisi ile sağlığın kaybedildiğinde telafisi çok zor veya imkânsız sonuçlara yol açabildiği görüldü. Bu virüs ile yaşanan süreçler bağışıklık sistemimizin sağlıklı olmasının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur” açıklamasında bulundu.

VÜCUDUMUZU MİKROORGANİZMALARIN İSTİLASINDAN KORUYOR

Bağışıklık sisteminin vücudu yabancı madde ve organizmaların istilasından, zarar verici etkilerinden korumak için çalışan sistemler bütünü olduğunun altını çizen Uzm. Dr. Çakar, şu bilgileri paylaştı:

Mikroorganizmaların kanımızda veya dokularda çoğalması, hayati riskler oluşturacağından bağışıklık sisteminin yaşamsal önemi vardır. Bu bazen doğrudan mikrobu tanıyıp öldürmekle bazen de dolaylı olarak bariyerler vasıtasıyla vücut ve mikroorganizmalar arasına engeller koyarak olur. Bariyer sistemler yabancı etkenin vücuda girişini zorlaştıran, engeller oluşturan sistemlerdir. Bunlar etkeni tanımaz ve bilmez, tüm zararlı olabilecek organizmaların bu engellere takılıp geçememeleri, en azından sayıca azalmaları amaçlanır.

– Örneğin; cildimiz bakterilerin vücuda girmesine engel oluşturan enzimlere sahiptir. Keza burun içinde bakterilerin içeri girmesine engel olacak yapışkan sıvı salgılanır. Ayrıca mikroorganizmaları etiketleyen, tanıyan ve seçen, yakalayıp sindiren hücrelerimiz, tüm bu süreçleri arka planda yöneten şef misali kan hücrelerimiz de vardır. Tüm bu hücreler birbirinden mesajlar alır, harekete geçer, dokulara göç eder, verilen işi yapar. Tüm bu sistemin uyum içinde çalışması çok önemlidir.

KANSER HÜCRELERİNİ YOK EDEBİLİR

Bağışıklık sisteminin sadece mikropları değil, kanser hücrelerinin de henüz oluştuğu anda öldürülmesini sağladığının altını çizen Uzm. Dr. Çakar, “Bağışıklık sisteminin mikroplara yetersiz yanıt vermesi bağışıklık yetmezliği (immün yetmezlik), kendi dokularına aşırı yanıt vermesi -kendine karşı anormal bağışık yanıt- (otoimmünite) ve romatizma, mikroplar ve bazı maddelere aşırı tepkisel yanıtlar da alerji olarak ortaya çıkar. Bu sorunların tamamında ortak nokta bir şekilde anormal çalışan bağışıklık sistemidir” dedi.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİN DÜZGÜN İŞLEMESİNE YOL VERİLMELİ

Bağışıklık sisteminin bir bütün olarak birbirleriyle bağlantılı çalışan çok karmaşık mekanizmalar içerdiğini belirten Uzm. Dr. Çakar, “Tek bir vitamin, tek bir preparat tek bir yiyecek veya tek bir farmasötik şekil ile bağışıklık sistemini güçlendiremeyiz. Önemli olan tüm mekanizmaların sağlıklı işlemesini sağlamaktır. Bu da vücudun ihtiyaç duyduklarını alıp zararlılardan korunarak sistemin düzgün işlemesine yol vermek ile olur. Bu sistemin işlemesinde denge esastır. Sisteme aşırı müdahale bazen aksi tesir yapar, olumsuz sonuçlara sebebiyet verir” diye konuştu. 

C VİTAMİNİ BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ DESTEKLEYEBİLİR

Yediğimiz gıdaların bir bölümünün, maruz kaldığımız radyasyonun ve stresin oksidatif stresi ortaya çıkardığını vurgulayan Uzm. Dr. Çakar, şöyle devam etti:

Oksidatif stres yanma veya paslanma gibi de tabir edilebilir. Bu süreç hücrelerimiz ve DNA’mızda hasar oluşturmaya adaydır. Antioksidan sistemler bu stresi azaltmak ve hücrelerimizi korumak için çalışır. C vitamini, glutatyon, koyu renkli meyve ve sebzeler, propolis kuvvetli antioksidanlardan olup bu yolla bağışıklık sistemini desteklerler.

KAN HÜCRELERİNİN DOKUYA ULAŞMASINI SAĞLAR

Bağışıklık sisteminin önemli bir fonksiyonunun da mikropları tanıyan, seçen ve parçalayan kan hücrelerinin ilgili dokuya ulaşması ile ortaya çıktığını işaret eden Uzm. Dr. Çakar, bu sürecin kan damarları vasıtasıyla olduğunu vurgulayarak bu açıdan kan damarlarının sağlıklı ve açık olmasının şart olduğuna dikkat çekti.

Mikroorganizmalara karşı bağışıklık yanıtı oluşturmak kadar işlem bittiğinde yanıtı sonlandırmanın da önemli olduğuna değinen Uzm. Dr. Çakar, “Mikrobun öldürülmesine rağmen devam eden bağışıklık yanıtı, vücudun kendi doku ve hücrelerine hasar vermeye devam eder. Covid-19 enfeksiyonu seyrinde görülen sitokin fırtınası buna güzel bir örnektir” diye konuştu.

KONTROLSÜZ BAĞIŞIKLIK YANITI ROMATİZMALARA NEDEN OLABİLİR

Kontrolsüz bağışık yanıtının romatizmalara, alerjilere ve otoimmüniteye neden olabileceğinin altını çizen Uzm. Dr. Çakar, bu bağışıklık yanıtı için vücudumuzdaki Omega-3 ve 6 yağ asitlerinin dengesinin iyi kurulması gerektiğini; bunun yolunun da sağlıklı Omega-3 kaynakları ile beslenmeyi de kapsayan bir dizi besinsel içeriğin doğru alınmasından geçtiğini söyledi.

SAĞLIKLI BİR BAĞIŞIKLIĞIN 7 ŞİFRESİ

Uzm. Dr. Çakar, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için dikkat edilmesi gereken temel prensipleri şu şekilde anlattı:

Sağlıklı gıda temini: Gıdalar doğal ortamlarında gelişmiş bitki ve hayvanlardan elde edilmiş olmalıdır, katkısız ve koruyucusuz olmalı, tarım ilacı vb. kalıntılar olmamalıdır. Meyve ve sebzeler iyi yıkanmalıdır. Gıda alımında ölçü her zaman korunmalıdır. Eksik gıda kadar fazla gıda alımı da sağlığımıza olumsuz tesir eder. Yemek saatlerine dikkat edilmeli, aşırı beslenmeden kaçınılmalı, yağ yakımını artırmak için yemek için açlık beklenmelidir. Devamlı abur cubur ve atıştırma tarzı beslenmeden kaçınılmalıdır.

Sağlıklı temiz içme suyu: Mümkün oldukça kaynak suyu kullanımı sağlanmalıdır. Cam şişede temin edilen içme suları ve iyon dengesi sağlanmış arıtma suları da filtre bakımı sağlanmak kaydı ile içilebilir.

Temiz hava: Yaşanılan ortamın taze hava almasını sağlamak gerekir. Solunan kirli hava, alerjenler, tozlar akciğer ve kana geçerek sağlığımızı olumsuz etkiler.

Kaliteli uyku: Gece uykusu mutlaka alınmalı, sağlıklı REM/NREM uyku periyotları oluşması için vaktinde yatıp vaktinde kalkma alışkanlığı edinilmelidir. Karanlık ortamda uyunmalı, cep telefonu ve mobil cihazlar uzak tutulmalıdır. Kaliteli uyku vücudun dinlenmesi ve kendini yenilemesini sağlar.

Fiziksel egzersiz: Hareket etmek kas aktivitesini ve dolaşımı arttırır, yağ yakımını hızlandırır, su tüketimi ile birlikte detoksifikasyona yardımcı olur. Ruhsal olarak da faydası vardır.

Ruhsal egzersiz: Ruhsal yönden gereğinde destek alınmalı, bilişsel olarak devamlı aktif kalınmalı, bir şeyler okuma ve öğrenmeye devam etmelidir.

Zararlı alışkanlıklardan ve stresten uzak kalmak: Sigara ve alkolden uzak kalmak bu maddelerin uzun vadede vücuda verdiği zararları azaltmak için çok önemlidir. Stres vücutta ciddi oksidatif stres ortaya çıkarır ve DNA hasarlarının tamiri zorlaşır.”

İLGİLİ HABERLER

POPÜLER GÜNDEM