Op. Dr. Özpınar: ‘Tedavisi olmayan göz kusuru neredeyse yok’

Op. Dr. Özpınar: 'Tedavisi olmayan göz kusuru neredeyse yok'

Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, teknolojinin gelişimiyle özellikle göz hastalıklarında kullanılan lazer tedavi sistemlerinin çok daha başarılı hale geldiğini belirterek, “Kornea kalınlığı ince olan hastaları eskiden uygun bir cerrahi ile tedavi edemiyorduk. Artık yeni ‘No Touch’ sistemleriyle çok daha başarılı bir şekilde tedavi edebilir olduk” dedi.

Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Yavuz Özpınar, lazer tedavisinde 5 yıl önce uygun olmadığı için kabul edemedikleri hasta gruplarında, bugün teknolojinin gelişmesiyle başarılı sonuçlar almaya başladıklarını vurguladı.

Op. Dr. Yavuz Özpınar, lazer sistemlerinin atım saniyelerinin ve başarı oranlarının eskiye göre çok fazla arttığını söyleyerek, “Kornea kalınlığı ince olan hastaları eskiden uygun bir cerrahi ile tedavi edemiyorduk. Artık yeni ‘No Touch’ sistemleriyle çok daha başarılı bir şekilde tedavi edebilir olduk. Aynı şekilde yüksek numaraları olan hastalarda da lazer cerrahisini başarılı bir şekilde yapar hale geldik. Kişiye uygun lazer tedavisi yöntemleriyle yüksek astigmatları tedavi edebiliyoruz. Hastanemize başvuran hastaların lazere uygunluğu yeni yöntemlerle çok yüksek oranda” dedi. 

‘KİŞİNİN YAŞAM TARZINA GÖRE LAZERİ ÇEŞİTLENDİREBİLİRİZ’

Göz kırma kusurlarında en önemli kısmın hastanın öyküsü olduğunu kaydeden Op. Dr. Özpınar, “Aslında cerrahi muayene çok kısa sürer. Lazerde ilk baktığımız nokta göz yapısının lazere uygun olup olmadığıdır. Lazer cerrahisine uygunluğu olmasa bile refraktif cerrahi seçeneklerini değerlendiririz. Tedavisi olmayan göz kusuru neredeyse yok. Kişinin yaşam tarzına göre de lazeri çeşitlendirebiliriz.

Aktif spor hayatının içerisinde olan, tozda, güneşte çalışan, ekran başında çalışan ya da hastanın yaşına göre şekillendirebiliyoruz. Lazer tek tip bir tedavi yöntemi değil. Kişinin yaşam tarzına, numarasına ve göz yapısına göre detaylı testler sonrasında karar verilen cerrahi işlemler bütünüdür. Hasta ile kurulan iletişim çok önemlidir. Operasyon öncesi hastaya tüm ayrıntılar anlatılır. Çeşitli camları kullanarak lazer sonrası nasıl göreceği gösterilir. Hastanın öyküsüne göre cerrahi operasyona hasta ve doktor birlikte karar vermelidir” şeklinde konuştu. 

‘HEKİM BİLGİSİ VE TECRÜBESİ İŞİN BEL KEMİĞİDİR’

Göz sağlığının aynı zamanda genel vücut sağlığını ölçen bir organ olduğunu belirten Yavuz Özpınar, “Aslında lazer öncesi yaptığımız muayenede gözü detaylı olarak muayene ederiz. Hem göz kırma kusurlarını hem de başka bir hastalık varsa, onlar da tespit edilir. Lazer, gözlükten kurtarmak için yapılır ama bazı durumlarda başka hastalıkları da tedavi edici noktaları olur. Çok kısa süren cerrahi müdahalede de hepsi düzeltilir. Burada hekimin bütün durumları değerlendirip doğru karar vermesi çok önemlidir. Bunun için de hekim bilgisi ve tecrübesi işin bel kemiğidir” diye konuştu. 

Önceki HaberMexico City E-Prix ilk yarışı tamamlandı
Sonraki HaberProf. Dr. Arıca: ‘Probiyotikler alzheimer riskini azaltıyor’