Salı, Mayıs 28, 2024
Ana SayfaGündemİzmir'den iktidara: Derdinizin ne aile ne kadın ne de çocuk

İzmir’den iktidara: Derdinizin ne aile ne kadın ne de çocuk

İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri, ‘Onur ayı’ kapsamında İzmir Barosu binasının önünde basın açıklaması yapmak isteyen üniversite öğrencilerine polis müdahale etmesini ve ‘İzmir Barosu Onur Ayı Kahvaltısı’ etkinliğinin tekbirlerle bir grup tarafından basılmasını protesto etti.

Baronun önüne kurulan Özgür Kürsü’de yapılmak istenilen basın açıklaması öncesi emniyet güçleri baroyu adeta ablukaya aldı.

Bayrak, pankart ve flamaların olmadığı açıklamaya İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, İzmir Tabip Odası Başkanı Dr. Süleyman Kaynak, TMMOB İzmir İKK Sekreteri Aykut Akdemir, avukatlar ve yurttaşlar katıldı.

“İZMİR BAROSU TEHDİT EDİLMİŞTİR”

Basın açıklamasını okuyan Aykut Akdemir, iki ayrı organizasyonda İzmir Barosu’na yapılan saldırılarda öğrenciler ve avukatların darp edildiğini ifade ederek, “İzmir Barosu’nun, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu’nun barolara verdiği görevler çerçevesinde LGBTİ+ haklarını korumak ve savunmak, LGBTİ+’lara yönelik baskı, şiddet ve ayrımcılığa karşı yaşamın ve eşitliğin yanında yer almak amacıyla tüm dünyada kutlanan Onur Haftası kapsamında düzenlediği etkinlik programı ve İzmir Barosu hedef gösterilmiştir. Bu süreçte, sosyal medyada LGBTİ+’ları aşağılayan, hor gören, nefret içerikli söylemler içeren paylaşımlar ve haberler yapılmış, İzmir Barosu tehdit edilmiştir. İzmir Barosu onur haftası programının ilk etkinliği olan onur ayı kahvaltısının yapıldığı Baro Bahçe önünde toplanan gerici ve faşist bir grup etkinliği provoke etmeye çalışmıştır. Aile kurumunu zedelediği, kadını ve çocuğu aşağıladığı gerekçelerinin ardına gizlenerek gerçekleştirilen bu provokasyonun, LGBTİ+ bireyler ile LGBTİ+ hakları savunan kişi ve kurumları baskı altına almak, korkutmak ve yıldırmak amacıyla gerçekleştirildiğini biliyoruz” diye konuştu.

“DEMOKRASİ VE İNSAN HAKLARINDAN NASİBİNİ ALMAMIŞ…”

Siyasal iktidarın kadın, çocuk ve LGBTİ+ haklarını seçim malzemesi yaptığını ifade eden Akdenir, “Bu gerici zihniyetin cüretkarlığını ve saldırganlığını, siyasi iktidarın seçim malzemesi yaptığı LGBTİ+ düşmanlığı ve nefret söylemlerinden aldığını, bu saldırıların topyekûn demokrasi kültürüne ve birlikte yaşama idealine karşı olduğunu unutmuyoruz. Demokrasi ve insan haklarından nasibini almamış, nefreti ve “ötekileştirilenlere” saldırmayı bir yaşam biçimi olarak seçmiş, kendinden başka kimseye yaşam hakkı tanımayan bu güruha ve onları cesaretlendiren iktidara sesleniyoruz: ‘Çocuklar, tarikat yurtlarında tecavüze uğrarken, evlilik adı altında cemaat üyesi adamların her türlü istismarına maruz bırakılırken; aileleri ya da devlet tarafından koruma altına alındıkları sevgi evlerinde çalışanlar tarafından psikolojik, fiziksel ya da cinsel olarak istismar edilirken; iş cinayetlerinde yaşamını yitirirken sessiz kalanlar çocuk haklarından bahsedemez!’ Her gün en az bir kadın öldürülür, binlercesi eşi, sevgilisi, babası, abisi ya da ailesindeki bir erkeğin şiddetine maruz kalırken İstanbul Sözleşmesini kaldıranlar, 6284 sayılı yasayı kaldırmak isteyenler kadın haklarından, kadının korunmasından bahsedemez! Yoksulluk sınırının altında yaşayan yüz binlerce ailenin çığlığını duymayan, çocuğuna harçlık veremediği için intihar eden ebeveynleri, cinnet getirip tüm ailesini yok eden babaları görmeyen, aile içinde yaşanan şiddet, tecavüz ve ensest vakalarını yok sayanlar ailenin korunmasından bahsedemez! Derdinizin ne aile ne kadın ne de çocuk olmadığını, bugüne kadar uyguladığınız politikalardan çok iyi biliyoruz” dedi. 

“BURASI İNSAN HAKLARININ BAŞKENTİ İZMİR!”

İzmir’İn demokrasinin başkenti olduğunu ifade eden Akdemir, “Hissettikleri kişi olabilmek için aileleri tarafından reddedilmeyi, toplum tarafından aşağılanmayı, dışlanmayı göze alan, kendi gibi olabilmek için ağır bedeller ödeyen LGBTİ+ bireyler ne sapıktır ne de hastalıklı ne de aile, kadın ve çocuk için bir tehdit. Burası insan haklarının başkenti İzmir! Burası, yıllardır, barış, demokrasi, haklar ve özgürlükler mücadelesinden vazgeçmeyen, boyun eğmeyen İzmir Barosu! Bizler, İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri olarak LGBTİ+ bireylere ve İzmir Barosu’na yapılan saldırılara karşı, yan yana ve omuz omuza durarak, dayanışarak, insan haklarından, hukukun üstünlüğünden ve toplumsal barıştan vazgeçmeyecek, siyasi iktidarın ve gerici grupların nefret söylemlerine ve saldırganlığına karşı LGBTİ+ haklarını savunmaya devam edeceğiz! Bir kez daha “nefrete inat yaşasın hayat” ifadelerini kullandı.

En Son Okunanlar

En Çok Okunanlar