İran’da Evin Cezaevi’ndeki kadın eylemci, mektubunda işkenceyi anlattı: ‘Zaman kavramını kaybetmiştim’

İran'da Evin Cezaevi'ndeki kadın eylemci, mektubunda işkenceyi anlattı: 'Zaman kavramını kaybetmiştim'

İran devlet televizyonu her gün dördüncü ayını doldurmak üzere olan protestolarda tutuklananların “itiraflarını” yayınlıyor. Evin cezaevinden yazan kadın muhalif Sepideh Qolian bu ifadelerin nasıl alındığını anlatıyor.

İran’ın en tanınmış kadın eylemcilerinden biri, başkent Tahran’daki Evin Cezaevi’nden yazdığı mektupta, tutuklulara nasıl işkence yapılarak “itiraflar” alındığını anlattı.

Bir grevi desteklediği için “ulusal güvenliği tehdit” suçlamasıyla 5 yıl hapis cezasına çarptırılan Sepideh Qolian, cezaevinde kendisine ve diğer tutuklulara neler yapıldığını yazdı.

İran’da tutuklanan kişilerden zorla alınan “itiraflar” sık sık Devlet Televizyonu’nda yayımlanıyor.

Ülkede aylardır devam eden protesto gösterilerine atıfla Qolian, “Cezaevindeki dördüncü yılımda nihayet İran’ın dört bir yanından kurtuluşun ayak seslerini duyabiliyorum” diye yazıyor.

Mektubunda, Evin Cezaevi’nin, normal olarak öğrenimini sürdürenlerin sınavlara alındığı bloğunun şu anda “işkence ve sorgu” binasına dönüştürüldüğünü ve çok sayıda genç tutuklunun sorguya götürüldüğüne tanık olduğunu anlatıyor.

“Sınav odası artık genç oğlanlar ve kızlarla dolu. İşkencecilerin bağırışları duyuluyor” diyor.

Qolian 28 Aralık 2022 günü cezaevinin bu kısmında sınava götürülürken tanık olduğu bir sahneyi de anlatıyor:

“Dondurucu bir soğuk vardı ve kar yağıyordu. Binanın avluya açılan kapısının yakınlarında üzerinde incecik bir gri tişörtten başka bir şey olmayan, gözleri bağlı genç bir erkek bir sorgucunun önünde oturuyordu.

“Tir tir titriyor ve ‘Yemin ederim kimseyi dövmedim’ diyordu. İtiraf etmesi için uğraşıyorlardı. Ben de yanından geçerken ‘Kabul etme! Diktatörlere ölüm” diye bağırdım.”

İran’da insan hakları ihlallerini takip eden İnsan Hakları Eylemcileri Haber Ajansı HRANA’ya göre, dördüncü ayını doldurmak üzere olan protestolar sırasında şu ana kadar 69’u çocuk en az 519 kişi hayatını kaybetti, 19 bin kişi gözaltına alındı, binlerce kişi tutuklandı ya da hüküm giydi.

Tutuklananların birçoğu ölüm cezasına çarptırılma tehlikesiyle karşı karşıya. Şu ana kadar televizyonda itirafları yayınlanan dört kişi hakkındaki idam kararları infaz edildi.

İnsan hakları gönüllüleri ve avukatlar, mahkemelerde sanıklara bir avukat tarafından temsil hakkı verilmediğini ve tutukluların işkence gördüğünü söylüyorlar. Yetkili merciler ise bu iddiaları yalanlıyor.

Geçen yılın Eylül ayında başlayan gösterilerde gözaltına alınanların onlarcasından zorla alınan “itiraflar” televizyonlarda gösterildi.

Sepideh Qolian mektubunda 2018 yılında, Kuzistan eyaletindeki bir şeker fabrikası işçilerinin grevine destek verdiği için tutuklandığında, kendisine yapılan sorgu ve işkence ile alınan itirafnameyi de hatırlıyor.

Qolian, bir kadın tarafından sorgulandığını, önce erkeklerden daha yumuşak olabileceğini ve “en azından cinsel saldırıya uğramayacağını” umduğunu anlatıyor.

Fakat umutları boşa çıkıyor. Kadın sorgucu masanın ayağına tekmeyi indirirken “Seni komünist fahişe seni! Kimlerle yattın anlat?” diye bağırıyor.

İran’da Aralık ayında da bir başka kadın eylemci, 34 yıl hapse mahkum edilen Narges Mohemmadi, son gösterilerde gözaltına alınan kadınlara nasıl davranıldığını ve nasıl cinsel tacize uğradıklarını ayrıntılarıyla aktarmıştı.

Sepideh Qolian ise mektubunda dört yıl önceki sorgusunu anlatıyor.

Suçlamaları kabul etmeyi reddeden Qolian saatlerce süren sorgudan sonra tuvalete gitmek istiyor. Kadın tuvaletine götürüldüğünde, kadın sorgucu onu içeri sokup üzerinden kapıyı kilitliyor.

Qolian kilitlendiği tuvaletin bir sorgu odasının içerisinde olduğunu ve bir erkeğe işkence yapıldığını ve onun kamçılandığını duyduğunu anlatıyor.

“İşkence sesleri saatlerce, belki bir gün belki daha fazla. Zaman kavramını kaybetmiştim” diyor.

Sepideh Qolian tuvaletten çıkarıldıktan sonra üç gün uykusuz devam eden sorgudan sonra kameralı bir odaya alındığını söylüyor.

“Elime verdiği yazılı metni aldım. Bilincim yarı açık şekilde okudum.”

Bu itirafnameye dayanılarak beş yıl hapsine hükmediliyor.

2019 yılında Qolian, Karçak Cezaevi’nde kaldığı sırada, televizyondan yayımlanan bir itirafı izlerken kendisini sorgulayan kadını görüyor.

Kamuoyuna hitaben kaleme aldığı bir mektupta Qolian kendisine işkence yapan kişinin Amaneh Sadat Zabihpour isimli Devrim Muhafızları ile bağlantılı bir “sorgucu-gazeteci” olduğunu açıklıyor.

2022 yılının Kasım ayında ABD Hazine Bakanlığı Zabihpour’u, çifte vatandaşlık taşıyan tutuklular ve diğerlerinden zorla itiraf almak ve yayımlamak suçlamasıyla yaptırım uygulanan kişiler listesine aldı.

Zabihpour, Qolian’a dava açtı ve Qolian bu davada bir 8 ay hapis cezası daha aldı.

Sepideh Qolian, Evin Cezaevi’nden gönderdiği mektupta, dört aydır devam eden gösterilerden “devrim” diye söz ediyor:

“Bugün Merivan, İzeh, Reşt, Sistan ve Belucistan ve İran’ın dört bir yanındaki sokaklardan yükselen sesler, sorgu odalarından gelen seslerden daha yüksek. Bu devrimin sesidir. Kadın, hayat ve özgürlüğün gerçek sesidir.”

Önceki HaberFransa Futbol Federasyonu Başkanı Noel Le Graet ile yollar ayrıldı
Sonraki HaberAhmet Çalık’ın hediyesi hayatını değiştirdi