Ergenlikte yapılan HPV aşısı, rahim ağzı kanserini önlüyor

Ergenlikte yapılan HPV aşısı, rahim ağzı kanserini önlüyor

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş, 40 yaş altı kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser olan rahim ağzı (serviks) kanseri hakkında bilgi vererek, HPV aşısının önemine değindi. Öndeş, “9 ila 14 yaşlarındaki kız çocukları ve erkek çocuklarına aşı yapılması rahim ağzı kanseri riskini azaltmaktadır” dedi.

Rahim ağzı kanserinin önlenebilen bir hastalık olduğunu söyleyen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Banu Öndeş, “Rahim ağzı kanseri erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebilir. Serviks kanseri (rahim ağzı kanseri), rahmin alt kısmının kanseridir. Serviks, rahmin vajinaya açılan ve doğum esnasında genişleyen kısmıdır.

TÜRKİYE’DE EN ÇOK GÖRÜLEN HPV TİPLERİ

Serviks kanseri; uzun süren, inatçı yüksek riskli Human PapillomaVirüs (HPV) enfeksiyonu sonucu oluşmaktadır. HPV enfeksiyonu oldukça sıktır. Cinsel aktif kadınların yarısı yaşam boyu HPV enfeksiyonu ile karşılaşır. Serviks kanserine yol açabilen yaklaşık 15 HPV tipi “yüksek riskli HPV” olarak tanımlanır. HPV tip 16 ve 18 pek çok yerde olduğu gibi Türkiye’de de servikal kanserlerle ilişkili en sık görülen iki yüksek risk HPV tipidir. HPV enfeksiyonu erken yaşta (16 yaştan önce) ilk cinsel ilişki, birden fazla cinsel partner varlığı, sigara içimi, kötü beslenme alışkanlığı (meyve ve sebzeyi az tüketmek) yüksek doğurganlık sayısı, düşük sosyo ekonomik düzey rahim ağzı kanseri riskini artırmaktadır” diye konuştu. 

KANSER BELİRTİ VERMEDEN İLERLİYOR

Serviks kanserinin erken evrelerinde tipik olarak belirti olmadığını, en erken bulgunun rutin jinekolojik muayene esnasında ortaya çıktığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Öndeş, şunları kaydetti:

“Muayene sırasıda Pap smear veya HPV test sonucunun anormal olarak görülmesi rahim ağzı kanserinde tanı koymayı kolaylaştırıyor. Serviks kanseri oldukça yavaş gelişir, belirtisiz dönem yıllar sürebilir. Kanser öncesi dönemde tedavi şansı yüzde 100’e yakındır. Serviks kanserinin en önemli belirtisi ilişki sonrası kanamadır.Diğer belirtileri ise; düzensiz mens (adet) dönemleri arasında anormal vajinal kanama, cinsel ilişki sırasında ağrı, sırt, bacak veya kadın cinsel organlarının olduğu bölgede ağrı, yorgunluk, kilo kaybı, iştah kaybı, vajinal rahatsızlık veya kokulu akıntı, tek bir bacakta şişkinlik, idrar yaparken ağrı, sulu, pembe, soluk ve devamlı olan vajinal akıntılardır. Tarama ve erken teşhis ile tam tedavisi mümkün olan rahim ağzı kanseri, günümüzde kanserden ölüm nedenleri arasında çok gerilerde yer almaktadır.”

ERKEN YAŞTA AŞI KORUYOR 

Dünya Sağlık Örgütü’nün rahim ağzı kanserine karşı 9 ila 14 yaşlarındaki kız çocukları ve erkek çocuklarına aşı yapılmasını önerdiğini söyleyen Öndeş, “HPV, 9 ila 14 (14 yaş dahil) yaş arası 2 doz HPV aşısı tavsiye edilir. 14 ila 26 (26 yaş dahil) yaş arası ise 3 doz HPV aşısı önerilmektedir.

Günümüzde HPV’nin en çok kanser yapan tiplerine karşı geliştirilen ve koruyuculuğu yüksek olan aşılar mevcuttur. HPV aşısı canlı aşı değildir. Rekombinant bir aşıdır. Rekombinant aşılar mikro organizmanın tamamı yerine küçük bir parçasını içeren aşılardır. Rahim ağzı kanserinde cerrahi, ışın tedavisi (radyo terapi) ve ilaç tedavisi (kemoterapi) gibi farklı tedavi seçenekleri uygulanmaktadır” ifadelerini kullandı. 

KORUNMA YOLLARI 

Rahim ağzı kanserinin erken teşhis edildiğinde yüzde 100 tedavi edilebildiği ve ölümün tamamen engellenebildiğim vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Dr. Banu Öndeş, sözlerini şöyle tamamladı:

“30 yaşından itibaren tarama testlerini düzenli bir şekilde yapmak, güvenli cinsel ilişki konusunda eğitim almak, sigara kullanmamak, sebze ve meyvelerden zengin sağlıklı beslenmek rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Bugün rahim ağzı kanserinin yüzde 99.9’una HPV enfeksiyonu yol açmaktadır.

HPV’nin tespiti erken dönemde rahim ağzındaki kanser öncülü değişikliklere işaret etmekte ve kanser teşhisini kolaylaştırmaktadır. Günümüzde HPV testleri rahim ağzı kanseri taramasında yer almaktadır. HPV testi rahim ağzı hücrelerinde virüsün tespiti esasına dayanan bir testtir. Ülkemizde ulusal kanser tarama standartlarına göre 30-65 yaş grubundaki her kadın 5 yılda bir HPV testi ile taranmakta, pozitif çıkan olgular Papsmear ile tekrar değerlendirilmektedir.

Papsmear testi, dökülen rahim ağzı hücrelerin toplanıp incelenmesi esasına dayanan bir testtir. HPV testi ve smear alınması son derece basit ve ağrısız işlemlerdir. Anormal Papsmear sonuçları ortaya çıktığında kolposkopi denilen özel bir yöntemle rahim ağzı büyütülerek ve özel kimyasal ajanlar sürülerek incelenir. Gerektiğinde biyopsi alınır. Bununla birlikte, sadece rahim ağzı kanserleri için değil yıllık rutin olarak yaptırılacak kontroller birçok kanser türü ve diğer hastalıkların erken tespitinde ve bu sayede daha kolay tedavi edilebilmesinde çok önemlidir.”

Önceki HaberDoç. Dr. Gönülalan: ‘Hashimoto hastasının tedavisi bireyseldir’
Sonraki HaberUzmanlar açıkladı: HPV nedir? HPV nasıl bulaşır? HPV’nin belirtileri nelerdir?