Diyabette ‘sağlıklı beslenme’ ayrıntısı

Diyabette 'sağlıklı beslenme' ayrıntısı

Diyetisyen Sena Pekşen, doğru beslenmek ile diyabetten korunmanın mümkün olduğunu söyledi.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Sena Pekşen, diyabet ve beslenme konusu hakkında bilgilendirmede bulundu.

Diyetisyen Sena Pekşen, “Halk arasında şeker hastalığı olarak da bilinen diyabetin görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Dünya genelinde her 6 saniyede 1 kişi diyabet nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Diyabet; tedavi ve takip edilmediği takdirde, kalp krizi, inme, körlük, böbrek yetmezliği ve diyabetik ayak gibi sonuçlar doğurabilir” dedi. 

3 TÜR DİYABET ÇEŞİDİ VAR

Diyabet hakkında bilinmesi gerekenleri de açıklayan Sena Pekşen, “Diyabet, kan şekerini düzenleyen insülin hormonunun üretilememesi veya hücrelerdeki etkinliğinin azalmasına bağlı olarak ortaya çıkan ve artmış kan şekeri düzeyleri ile tespit edilen kronik bir hastalıktır. En yaygın görülen diyabet türleri Tip 1, Tip 2 diyabet ve gebelikte ortaya çıkan gestasyonel diyabettir. Tip 1 diyabet, genellikle genç yaşlarda görülen, pankreasta insülin salgılayan hücrelerin harabiyeti sonucu mutlak insülin eksikliği ile ortaya çıkan diyabettir.

Hastaların pankreasları insülin üretmediğinden, tedavi şekli ömür boyu insülin kullanımı, beslenme tedavisi ve düzenli fiziksel aktivitedir. Tip 2 diyabet, salgılanan insülin miktarı ya gerekenden azdır ya da insülin çeşitli nedenlerden dolayı gereken etkiyi gösterememektedir. Tüm diyabet vakalarının yüzde 90’ından sorumludur.

Tip 2 diyabet, genetik yatkınlığın yanı sıra şişmanlık, hareketsizlik gibi yaşam tarzı etmenlerine bağlı olarak da ortaya çıkabilmektedir. Tedavisi ağızdan ilaç alımı veya bazı vakalarda insülin iğnesi yapılmasıdır. Gestasyonel diyabet, ilk kez gebelik döneminde ortaya çıkan, genellikle beslenme tedavisi ve yaşam tarzı değişikliği ile kontrol altına alınabilen, gerekli durumlarda insülin tedavisinin uygulandığı diyabet türüdür” diye konuştu. 

Önceki HaberLohusa depresyonu nedir? Lohusa depresyonunun belirtileri nelerdir?
Sonraki HaberEpilepsi hastalarına yapılan müdahale ‘hayati’ sonuçlar doğuruyor