Salı, Temmuz 16, 2024
Ana SayfaGündemABD son kırmızı çizgiyi aşıyor: Rusya’yı korkutan o silah Ukrayna’ya verilecek mi?

ABD son kırmızı çizgiyi aşıyor: Rusya’yı korkutan o silah Ukrayna’ya verilecek mi?

Ukrayna’nın Washington Büyükelçisi Oksana Markarova, ABD Başkanı Joe Biden’ın ATACMS (Ordu Taktik Füze Sistemleri) füzeleriyle ilgili fikrini değiştirdiğini söyledi. Bu füzeler, savaşın gidişatı ve gerilimin tırmanması açısından büyük anlam ifade ediyor.

Savaşın ilk aylarında Batı’dan Ukrayna’ya gönderilen askeri malzemeler “taarruz kabiliyetli” silahları içermiyordu. Sonraki bir kaç ay içinde, HIMARS gibi güdümlü roket sistemlerinin gönderilmesinde karar kılındı. Doğu Avrupa ülkeleri sahip oldukları Sovyet yapımı zırhlı araçları bağışlarken Batılılar bu tür bağışlardan başlarda kaçındı. Ancak Harkiv taarruzu sonrası Ukrayna’nın topraklarını geri alabileceği fikri ciddileşti ve Batı’da gerilimin tırmanmasından oluşan çekinceler ortadan kalkmaya başladı. Oluşan baskı sonrası Ukrayna, Almanya’dan bile “Rus topraklarında kullanmamak şartıyla” Leopard-2 tipi ana muharebe tankları almayı başardı.

Ukrayna ordusuna ait bir Leopard-2 ana muharebe tankı

NEDEN KIRMIZI ÇİZGİ?

Savaşın başından bu yana Ukrayna’ya pek çok ekipman verilse de Putin’in altını ısrarla çizdiği bir kırmızı çizgi vardı. O da ATACMS füzeleri idi. Bu füzeler HIMARS sistemleri tarafından fırlatılabiliyor ve menzili 300 kilometreyi buluyor.

HIMARS’ların sahaya inmesinin ardından Rusların geriye çektiği mühimmat depolarını yeniden tehdit etmekle kalmayacak olan ATACMS’lar, uzun menzilleriyle aynı zamanda Rus kentlerini de tehdit edecek.

HIMARS çok namlulu roketatar ve ATACMS füzeleri

Bu nedenle Rusya, Leopard-2 ya da F-16 uçaklarından ziyade bu füzelerden çekiniyor.

ABD’NİN TUTUMU DEĞİŞTİ

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, ABD’nin bu füzeleri Ukrayna’ya vermesi durumunda savaşın doğrudan bir parçası olacağının altını çizdi.

Geçen yaz ATACMS’lar üzerine konuşan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD’nin füzeleri vermeye hazır olmadığını, gerginliğin bu şekilde tırmanmasının 3. Dünya Savaşı’na giden yolun ilk adımı olabileceğini belirtmişti. Ancak bugün, Washington’un ATACMS’lara yönelik tutumu değişmiş görünüyor. ABD Başkanı Biden, bu kartın masada olduğuna dair ilk sinyalleri Mayıs ayında verdi.

Şu an ise Ukrayna’ya ATACMS yardımını da içeren 80 milyon dolarlık bir paket ABD’li kongre üyeleri tarafından oylamaya sunuldu.

AVRUPA ASKERİ YARDIMI ARTIRDI

NATO ekipmanlarıyla donatılan ve 12 tugaydan oluşan Ukrayna taarruz güçlerinden üç tanesi geçen iki hafta boyunca Rus hatlarına saldırılarda bulundu. Rus askeri blog sayfalarının iddiasına göre, bu süre zarfında temin edilen NATO araçlarının yüzde15’i imha edildi. 

Taarruzun ilk evresinde beklenen kırılmaların yaşanmaması, Avrupa’nın askeri yardımları arttırmasına yol açtı. Avrupa Komisyonu’nun İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ’lerden sorumlu üyesi Thierry Breton, Ukrayna’ya 12 ay boyunca 1 milyon kadar top mühimmatı sözü verildiğini açıkladı.

F-16’LAR VE HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ

Dahası, Ukraynalı pilotların F-16 eğitimlerine başlandığı da duyuruldu. Ancak F-16’ların Ukrayna’da etkili biçimde kullanılıp kullanılamayacağı başlı başına bir sorun. 

Uzmanlar, Batı uçaklarına aşina bir pilotun minimum 6 ay, daha önce Batı uçağı kullanmamış bir pilotun ise 1 yıllık bir eğitimden geçmesi gerektiği; görevlerden maksimum verim alabilmek içinse bir kaç yıl eğitilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bu nedenle emekli Batılı pilotların bile gönüllü olarak F-16’ları kullanması gündemde. 

Bu sırada Ukrayna’nın asıl sorunu hava savunma sistemlerinin tükenmenin eşiğinde olması. Rus saldırıları son bir kaç ayda özellikle hava savunma sistemlerini vuracak şekilde arttı. Bu da Ukrayna taarruzunun daha kırılgan bir hal almasına yol açtı. 

S-400 hava savunma sistemleri

Rus Hava Kuvvetleri, savaşın başından bu yana hiç sahip olmadığı bir hava üstünlüğüne sahip şekilde uçuyor.

F-16’ların bu durumu değiştirip değiştirmeyeceği ise gönderilen miktara bağlı olacak.

En Son Okunanlar

En Çok Okunanlar