İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında konuşuyor.
Akşener’in, CHP’den gelen seçim işbirliği önerisinin reddedildiği Genel İdare Kurulu (GİK) kararı ve Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın partiden ihracına ilişkin açıklama yapması bekleniyor.
Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
“2023’ün son günlerindeyiz. Erdoğan geçen sene bu zamanlar, ‘2023’te herkes hesabını yüzde 20’ler civarındaki enflasyona göre yapsın’. Peki ne oldu? Sayın Erdoğan’ın 2023 için öngördüğü enflasyon TÜİK’e göre bile yüzde 62’lere ulaştı. Milletimiz, iktidarın iş bilmezliği ile karşı karşıya kaldı. Hayat pahalılığı her geçen gün ağırlaşıyor.
‘ASGARİ ÜCRET TALEBİMİZ 17 BİN TL’
Makul asgari ücret talebimiz 17 bin TL, temmuz için ise 20 bin 500 TL’dir.
DİLAN POLAT VE FATİH TERİM FONU ÇIKIŞI
Kara para aklamalardan, fonlardan bahsediyoruz. Peki bu hale nasıl geldik? Erdoğan varlık barışı diye bir şey getirdi. Uyuşturucu satana ‘getir paranı’ dedi. Parayı da, suçluları da akladı. Ülkemiz kaçakçılar için cennet haline geldi. En sonunda da gri listeye alındık. İşte Erdoğan Türkiye’ye böyle bir utanç yaşatmayı başardı.
Türkiye haftalardır güzellik merkezleri üzerinden para aklayanların avro’lu bigudilerini konuşuyor. Yakın zamanda hapishaneden bana bir tweet atılabilir. Dolandırılan spor insanlarını, kaptırdıkları milyon dolarları konuşuyoruz. Hangi fenomenlerin nasıl haksız kazançlar elde ettiğini konuşuyoruz. Yalnız ilginçtir para aklayanlar konuşuluyor ama parası aklananlar nedense hiç konuşulmuyor. Dolandıranlar dolandırılanlar konuşuluyor ama dolandırıcılığa yol verenler nedense hiç konuşulmuyor. Cambazlar konuşuluyor ama sirkin sahipleri nedense hiç konuşulmuyor.
‘ULAŞIM HİZMETLERİNİN BAŞARISINDAN SÖZ ETMEK MÜMKÜN DEĞİL’
Ülkemizde özellikle büyük şehirlerimizde ulaşım hizmetlerinin başarısından söz etmek mümkün değil. Gelişmiş ülkelerdeki şehirlerle kıyasladığımızda ulaşım hizmetleri hem nitelik hem nicelik açısından beklentileri karşılayamıyor. İktidarın yerel yönetimlerini bakışını dikkate aldığımızda bu durum hiç şaşırtıcı değil. Her seçimden önce Berlin’i, Paris’i vaat ediyorlar ancak Delhi’nin, Cakarta’nın kaosuna mahkum ediyorlar.
Yerel yönetimi rank kapısına indirgeyenlere karşı cesur bir başlangıç yaptık. Nice ablukaları, ambargoları aştık. Bugünden sonra da bizi gül bahçeleri beklemiyor. Önümüzde çetin bir yol var. Bu yolda iftiralar duyacağız, tehditler alacağız. Dün olduğu gibi bugün de bunlara göğsmüzü gereceğiz. Bizim için siyaset hiçbir zaman konfor alanı ve rant kapısı olmadı.”

